Lütfen Yardım Etmeyin !
Yazar: Ali SORUŞBAY • 27 Kasım 2007 • Kategori: Genel Bilgi, TürkiyeHayır, yanlış okumadınız yukarıda gerçekten lütfen yardım etmeyin yazıyor. Peki neden ? Yukarıda öyle yazıyor çünkü bu yazıda ülkemizdeki, insanlara yardım konusundan bahsedeceğim; ama yardımdan kastım herhangi bir hasta veya yaralı kişiye yapılan veya yapılmaya çalışılan yardım, yani duygu sömürüsü ile sizden maddi yardım toplamaya çalışanlardan bahsetmeyeceğim. Onlar başka ve muhtemelen daha uzun bir yazıya konu olabilecek durumdalar.
Bildiğim kadarıyla yasalarımıza göre ülkemizde ilk yardım belgesine sahip olmadan herhangi bir kişiye yardım etmeye çalışmak yasak. Yani daha açık bir şekilde söylersek sokakta gördüğünüz yerde yatan araba çarpmış adama bu konuda yetkili değilseniz hiçbir şekilde müdahale edemezsiniz. En fazla bir ambulans çağırabilirsiniz o kadar. Bence de yasal çarpıklıklarla dolu sistemimiz bu noktada haklı; çünkü yardım konusunda oldukça cahil olan halkımız iyi niyetle bile olsa insanlara inanılmaz müdahalelerde bulunuyor. Yaralı adamı sırtında hastaneye taşımaya çalışıyor, apar topar bir taksiye sokmaya çalışıyor, yaralının kopmuş kolunu yapıştırıcı yardımıyla yerine tutturmaya çalışıyor ve aklınıza gelebilecek bir sürü gülünç ve acı yardım girişimlerinde bulunuyor. Sonra bizler de televizyonda zorla taksiye konup hastaneye götürülmeye çalışılan yaralı, takside iki büklüm vaziyette hayatını yitirdi diye izliyoruz. Şimdi gelin de açıklayın bu durumu yaralının ailesine; adamın zavallı ailesi çocuklarının ölümüne mi üzülsün, ölüm şekline mi.
Peki bu durumu nasıl çözeriz ? Bizim yöneticilerimiz yine enteresan çözümlere başvuruyorlar. İlk bakışta yetmiş milyon insanı ilk yardım konusunda eğitmek iyi bir fikirmiş gibi görülse de ne mümkün. Hele bizim ülkenin şartlarında ilk yardım eğitimi kim bilir ne kadar etkili olabilir ? İnsanlar öğreneceklerini öğrenirler; ama yine de yaralılara ilginç “yardımlarda” bulunmaya devam ederler. Bu durum sonucunda da olan zavallı yaralıya olur. Tabii kişinin yaralanma şeklinin masumluluğu da tartışılır. Kim bilir hangi yasayı veya kuralı ihlal ederken düşmüştür o duruma. Bu sefer, boşver bize bir şey olmaz diye başladığı iş kim bilir nasıl da yarıda kalmıştır. Peki, biz şimdi ne yapacağız ? Çok iyi uygulanan yasalarımıza aykırı davranıp, bir tomar risk alarak adama kendimizce doğru bir şekilde yardım mı edeceğiz yoksa boşver riske girmeye deymez deyip adamı ölüme mi terk edeceğiz.
İşte yasalarımız insanı böyle yasal ve etik değerler arasında ikileme düşürüp, kanser eder yani. Kanser olmak da yeni moda ya her çok düşünen veya üzülen, bu durum adamı kanser eder deyip duruyor. Adamı onlar mı durum mu hasta eder tartışılır doğrusu. Yardım konusuna geri dönersek siz yasadan şaşmayın derim; çünkü böyle yaparsanız en azından bir dayanağınız bulunur. Sağlam delillerin bile işe yaramadığı ülkemizde sizi kimin ne sebeple dava edeceği belli olmaz. Bir gün bir bakarsınız bir ay önce sokakta doğru müdahale ile hayatını kurtardığınız adam sizi dava etmiş. Hiç bunları kendinize dert etmeye değer mi yani; ama bir insanın da hayatını kurtarmanın size verebileceği huzur da tartışılamaz doğrusu. Bunun için her şeyin centilmence işlendiği deniz hukukunda, kendi varlığınız tehlikeye girmedikçe muhtaç olanlara yardım etmeniz gerekir. Tabii doğanın hata tanımaz kuralları ile çarpıtılmış bir hukuk düzeni aynı kefeye konulamaz. Bu yüzden siz, siz olun ve lütfen yardım etmeyin !